5 Kasım 2008 Çarşamba
Kader Beyaz Kagıda Yazılmıs Yazı , Elindeyse Kazı Beyazdan Beyazı
Kader Beyaz Kagıda Yazılmıs Yazı , Elindeyse Kazı Beyazdan Beyazı
İSTANBUL

AĞLADI İSTANBUL Arıyor İstanbul eski günleri Geceler kahroldu çöktü İstanbul Ellerini açmış minareleri İçini Allah’a döktü İstanbul Ağladı boynunu büktü İstanbul Bizi yüreğinden söktü İstanbul
Ah İstanbul ah! Bilirim matemlisin, bilirim yaslısın Bilirim kızgınsın bize Bilmem ki arınır mıyız bu günahtan Döksen bizi Marmara’ya Karadeniz’e Ne bunca imparatorluklar Ne de muharebeler yordu seni Korundun düşmandan yıllarca Lakin dost bildiğin, can bildiğin vurdu seni Ah İstanbul ah! Yüzüne bakacak yüzümüz kalmadı Bırak bari ismini doya doya analım Bundan böyle sen bize yan, Biz de sana yanalım…Toprağın altından yükselir figan Bakamaz üstüne yer hicabından Bağrına bastığı vurdu sırtından Matem bayrağını çekti İstanbul Ağladı boynunu büktü İstanbul Bizi yüreğinden söktü İstanbul
Ah İstanbul ah! Bilirim matemlisin, bilirim yaslısın Bilirim kızgınsın bize Bilmem ki arınır mıyız bu günahtan Döksen bizi Marmara’ya Karadeniz’e Ne bunca imparatorluklar Ne de muharebeler yordu seni Korundun düşmandan yıllarca Lakin dost bildiğin, can bildiğin vurdu seni Ah İstanbul ah! Yüzüne bakacak yüzümüz kalmadı Bırak bari ismini doya doya analım Bundan böyle sen bize yan, Biz de sana yanalım…Toprağın altından yükselir figan Bakamaz üstüne yer hicabından Bağrına bastığı vurdu sırtından Matem bayrağını çekti İstanbul Ağladı boynunu büktü İstanbul Bizi yüreğinden söktü İstanbul
NUH'HUN GEMİSİ FOTOLARI 3

Kuran`da geçen bazı isimler, sonradan adlandırıldığı gibi, bazı sıfatlar da zamanla insanlar tarafından isimleştirilmişlerdir. Bu Kuran`ın bazen anlattığının dışına çıktığından ve gerçeği yansıtmadığından çeşitli yanılgılara sebep olabilir.Geçenlerde bir gazete haberini okuyunca yine aklıma geldi. Haberde şöyle diyordu; turizm bakanlığına Cudi dağında, Nuh`un gemisi için araştırma izni istendi. Türkiye`de insanlar, Kuran çevirilerinde çoğunlukla okudukları, Hud suresi 44 te geçen Cudi kelimesi, aslında yüksek tepe anlamındadır. Zaman içinde ülkemizde bulunan bir dağa Cudi adı verilmiş ve sanki bu Kuran`da geçen yerdir diye akıllara kazınmıştır. Böyle olunca Nuh`un gemisininde ülkemizde olduğu zannedilmektedir. Kuran`da buna benzer birkaç kavram daha vardır. Örneğin Saffat suresinde anlatılan kıssada 37/142 bahsedilen ve Yunus peygamberi yuttuğu söylenen bir balık vardır. Bu balığın ismi Allah tarafından verilmemişken, bizlere nedense bunun Yunus balığı olduğu söylenir. Bu surede anlatılan balığın çok büyük olduğu ve H.z Yunus`un bir süre bu balığın içinde yaşadığı 144.ayette söylenmiştir, sonuç itibarıyle Allah`ın söylediği özelliklere bizim yunus balığı diye adlandırdığımız balıklar sahip değildir. Bu yüzden bu balık büyük bir ihtimalle bizim sonradan isimlendirdiğimiz yunus balığı değil de başka bir balık türüdür.
Aynı şekilde herkesin işte cehennem bitkisi dedikleri zakkum ağacı da, sonradan bizlerin beğenmeyip de olsa olsa cehennemdeki ağaç budur deyip ismini zakkum ağacı koyduğumuz ağaçla Allah`ın cehennemde olduğunu söylediği zakkum ağacı bir değildir. Allah bu ağacın çok yüksek ateşte bile canlı kaldığını söylediğine göre o ağaç bizim bildiğimiz hiç bir ağaç değildir, Allah insanların anlaması için bir teşbih yapmıştır.
Kuran`da geçen bunun gibi bazı sıfatlar ve isimler insanlar tarafından sonradan isimlendirilmiş nesneler olmasına rağmen Kuran meallerinde sanki onlarmış gibi gösterilmekte ve insanlar hataya düşmektedir, Kuran meali ile ilgilenenlerin bu hataya düşmemelerini dilerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



